Mide şikayetlerinde değerlendirmenin ilk adımı, yakınmanın hangi gruba girdiğini belirlemektir: yanma ağırlıklı bir tablo reflüyü, ağrı ve erken doyma ağırlıklı bir tablo mide kaynaklı sorunları düşündürür. İkinci adım, alarm belirtisi olup olmadığının sorgulanmasıdır; bu adım endoskopinin ne zaman yapılacağını belirler.
Toplumda çok yaygın olan mide yakınmalarının büyük bölümünde ciddi bir hastalık bulunmaz. Ancak "sık görülür" olması, her şikayetin araştırılmadan geçiştirilebileceği anlamına gelmez. Ayrımı yapan şey yaş, şikayetin süresi ve eşlik eden bulgulardır.
Reflü Nasıl Ortaya Çıkar?
Yemek borusu ile mide arasındaki kapak işlevi gören kas halkası gevşediğinde mide içeriği yukarı kaçar. Mide asidi yemek borusu iç yüzeyi için tahriş edicidir; bu nedenle göğüs kemiği arkasında yanma hissi ortaya çıkar.
Şikayetler tipik olarak yemek sonrası, öne eğilirken ve yatar durumda artar. Ağza acı ya da ekşi su gelmesi, boğazda takılma hissi, ses kısıklığı ve gece gelen kuru öksürük reflünün daha az bilinen bulgularıdır. Bazı kişilerde şikayet kalp kaynaklı ağrıyı andırabildiğinden, tabloya göre kardiyolojik değerlendirme de gündeme gelebilir.
Reflüyü Artıran Etkenler
Kilo fazlalığı karın içi basıncını artırarak reflüyü kolaylaştırır. Büyük porsiyonlu öğünler, yağlı ve kızartılmış yiyecekler, çikolata, nane, kahve, asitli içecekler ve alkol şikayetleri artırabilir. Sigara hem kapak işlevini zayıflatır hem de tükürük salgısını azaltır.
Yatmadan hemen önce yemek yenmesi en sık karşılaşılan tetikleyicidir. Son öğünün yatıştan birkaç saat önce bitirilmesi ve yatağın baş kısmının bir miktar yükseltilmesi, gece şikayetlerini azaltmaya yönelik başlıca önerilerdir. Hiatal herni denen ve midenin bir bölümünün göğüs boşluğuna doğru kayması durumu da reflüye zemin hazırlayabilir.
Gastrit ve Ülser Ayrımı
Gastrit, mide iç yüzeyindeki iltihabi değişikliktir ve kesin tanısı biyopsiyle konur. Ülser ise mide ya da onikiparmak bağırsağı duvarında derin bir doku kaybıdır ve endoskopide gözle görülür.
Onikiparmak bağırsağı ülserinde ağrı tipik olarak açlıkta ve gece artar, yemekle geçici olarak hafifler. Mide ülserinde ise ağrı yemekle artabilir. Bu ayrım her hastada net değildir; bu nedenle tanı için endoskopi gerekir.
Ülserlerin başlıca iki nedeni vardır: Helicobacter pylori enfeksiyonu ve ağrı kesici olarak kullanılan iltihap giderici ilaçlar. Bu ilaçların uzun süre ve yüksek dozda kullanılması mide koruyucu mekanizmaları zayıflatır. Gastroenteroloji Ankara değerlendirmelerinde hastanın kullandığı ağrı kesicilerin sorgulanması bu nedenle rutin bir adımdır.
Helicobacter Pylori
Helicobacter pylori, mide iç yüzeyinin koruyucu mukus tabakasına yerleşebilen bir bakteridir. Toplumda oldukça yaygın bulunur ve taşıyanların büyük bölümünde belirti oluşturmaz. Ancak bir bölümünde gastrit, ülser ve uzun vadede daha ciddi sorunlarla ilişkilendirilmiştir.
Bakterinin varlığı üre nefes testi, dışkı antijen testi ya da endoskopi sırasında alınan doku örneğiyle gösterilebilir. Kan testinde bakılan antikorlar geçmişteki karşılaşmayı da pozitif gösterebildiğinden aktif enfeksiyonu belirlemede tercih edilmez.
Tedavide birden fazla antibiyotik ile mide asidini azaltan ilaç birlikte kullanılır ve belirli bir süre boyunca düzenli alınması gerekir. Tedavi bitiminden birkaç hafta sonra, bakterinin temizlenip temizlenmediğini görmek için kontrol testi yapılması önerilir.
Yapısal Bozukluk Olmadan Görülen Mide Şikayetleri
Bazı kişilerde endoskopi ve tetkikler normal olmasına rağmen şikayet devam eder. Fonksiyonel dispepsi adı verilen bu tabloda mide duvarının gerilmeye karşı duyarlılığı artmış ya da mide boşalması yavaşlamış olabilir.
Şikayetler genellikle erken doyma, yemek sonrası dolgunluk hissi, üst karında yanma ve ağrı şeklindedir. Tanının "hiçbir şey yok" anlamına gelmediği, gerçek ve rahatsız edici bir durum olduğu vurgulanmalıdır. Tedavide öğün düzeninin küçük ve sık öğünlere çevrilmesi, tetikleyici yiyeceklerin belirlenmesi ve duruma göre ilaç desteği yer alır.
Mide Şikayetlerinde Endoskopi Ne Zaman Gerekir?
Her mide şikayetinde endoskopi yapılması gerekmez. Genç yaşta, alarm belirtisi bulunmayan ve kısa süredir devam eden yakınmalarda önce yaşam düzenlemesi ve ilaç tedavisi denenebilir.
Endoskopiyi öne alan durumlar şunlardır:
Yutma güçlüğü veya ağrılı yutma
İstemeden gelişen kilo kaybı
Kansızlık ya da dışkıda gizli kan saptanması
Kan kusma veya siyah renkli dışkılama
Sürekli kusma
Karında ele gelen kitle
Birinci derece akrabalarda mide kanseri öyküsü
Tedaviye rağmen geçmeyen ya da tekrarlayan şikayetler
Mide Asidini Azaltan İlaçlar
Proton pompa inhibitörleri olarak adlandırılan ilaçlar mide asidi üretimini azaltır ve reflü ile ülser tedavisinde yaygın kullanılır. Etkin olabilmeleri için genellikle kahvaltıdan yarım saat önce, aç karnına alınmaları istenir.
Bu ilaçların kendi başına ve süresiz kullanılması uygun değildir. Uzun süreli kullanımda bazı vitamin ve mineral emiliminin etkilenebileceği bildirilmiştir. Ayrıca asidi bastırmak altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz; şikayet ilaç kesilince geri dönüyorsa nedenin araştırılması gerekir.
Antasitler hızlı ama kısa süreli rahatlama sağlar. Alarm belirtilerinin ilaçla maskelenmesi tanıyı geciktirebileceğinden, bu belirtilerin varlığında kendi kendine ilaç kullanımı yerine başvuru önerilir.
Beslenme Düzenlemeleri
Mide şikayetlerinde beslenme tedavinin ayrılmaz parçasıdır ancak herkese uyan tek bir liste yoktur. Kişinin kendi tetikleyicilerini fark etmesi en pratik yaklaşımdır; birkaç hafta tutulan basit bir yemek günlüğü bu konuda yol gösterir.
Genel olarak öğünlerin küçültülüp sıklaştırılması, yemeğin yavaş ve iyi çiğnenerek yenmesi, çok sıcak ve çok baharatlı yiyeceklerden kaçınılması önerilir. Yemek sırasında fazla sıvı tüketimi mide hacmini artırabilir. Sigaranın bırakılması hem reflü hem ülser açısından yararlı görülmektedir.
Ankara Gastroenteroloji değerlendirmelerinde beslenme önerileri, kişinin şikayet tipine ve varsa eşlik eden hastalıklarına göre kişiselleştirilir.
Mide Kanaması Belirtileri
Mide ya da onikiparmak bağırsağından gelen kanama iki biçimde kendini gösterir. Kan kusma, taze kırmızı ya da kahve telvesi görünümünde olabilir. Kanın bağırsakta işlenmesi sonucu ortaya çıkan siyah, parlak ve kötü kokulu dışkı ise sindirim kanalının üst bölümünden gelen kanamanın tipik bulgusudur.
Bu tabloya baş dönmesi, çarpıntı, halsizlik ve solukluk eşlik edebilir. Kanama şüphesi acil değerlendirme gerektirir; endoskopi hem kanamanın kaynağını gösterir hem de durdurulmasını sağlayabilir.
Mide Kanseri Riski ve İzlem
Mide kanseri erken evrede belirti vermeyebilir; bu nedenle riskli görülen kişilerde endoskopik izlem gündeme gelir. Uzun süreli Helicobacter pylori enfeksiyonu, mide iç yüzeyinin incelmesiyle giden atrofik gastrit ve intestinal metaplazi adı verilen doku değişikliği izlem gerektirebilen durumlardır.
Ailede mide kanseri öyküsü bulunması, sigara kullanımı ve tuzlu-işlenmiş gıdaların ağırlıklı tüketimi risk başlıkları arasında sayılır. Ankara Gastroenteroloji Doktoru değerlendirmesinde izlem sıklığı, biyopsi sonuçlarına ve kişinin risk durumuna göre belirlenir.
Mide Şikayetlerinde Yaygın Yanılgılar
En sık duyulan yanılgılardan biri, süt içmenin mide şikayetlerini geçirdiği düşüncesidir. Süt kısa süreli rahatlama sağlayabilir; ancak içerdiği besinler asit salgısını yeniden uyarabildiğinden etkisi kalıcı olmaz.
Bir diğer yaygın inanış, mide şikayetlerinin tamamının strese bağlı olduğudur. Stres şikayetleri ağırlaştırabilir, ancak ülser ve gastritin altında yatan nedenler çoğu zaman bakteriyel enfeksiyon ya da ilaç kullanımıdır.
Karbonatın düzenli kullanımı da sık rastlanan bir alışkanlıktır. Geçici rahatlama sağlasa da asit salgısında geri tepme etkisine yol açabilir ve tuz yükü nedeniyle özellikle tansiyon ve böbrek hastalığı bulunanlarda uygun bulunmaz.
Takip Süreci
Mide ülseri saptanan hastalarda tedavi sonrası kontrol endoskopisi yapılması, iyileşmenin doğrulanması açısından önerilebilir. Helicobacter pylori tedavisi alanlarda bakterinin temizlenip temizlenmediği kontrol testiyle gösterilir.
Reflüde tedavi çoğu zaman uzun soluklu bir düzenleme gerektirir; ilaç dozu şikayetlere göre azaltılabilir ya da ihtiyaç hâlinde kullanıma geçilebilir. Şikayetlerin niteliğinde değişiklik olması, tedaviye yanıtın azalması ya da yeni bir alarm belirtisinin eklenmesi durumunda yeniden değerlendirme yapılır. Ankara Gastroenteroloji Doktorları tarafından belirlenen kontrol aralıklarına uyulması, sürecin izlenebilmesi açısından önem taşır.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Mide şikayetlerinizin değerlendirilmesi için bir gastroenteroloji uzmanına başvurmanız önerilir.